2017'de kapanan Vine, Jack Dorsey'in liderliğindeki Divine platformuyla geri dönüyor. Yapay zekasız bir ortam vadediyor ve nostaljik içerikleri yeniden canlandırıyor.

Sosyal medya dünyasında büyük yankı uyandıracak bir gelişme yaşandı. 2017’de Twitter tarafından kapatılan Vine, Jack Dorsey'in öncülüğünde yeni bir platformla yeniden sahne alıyor. Divine adı verilen bu video paylaşım servisi, Vine’ın özgün ruhunu yaşatmayı ve “filtresiz yaratıcılık” anlayışını benimsemeyi hedefliyor.

YAPAY ZEKA OLMADAN YENİ BİR DENEYİM

Divine, kullanıcılarına tamamen yapay zeka içermeyen bir ortam sunma vaadiyle dikkat çekiyor. Bu platform, açık kaynaklı ve merkeziyetsiz teknolojiler üzerine inşa ediliyor. Dorsey, bu altyapının temelini oluşturan Nostr protokolü ile sansüre karşı daha dayanıklı bir yapı oluşturmayı amaçlıyor. Divine, Dorsey'nin kar amacı gütmeyen andOtherStuff girişimi aracılığıyla finanse ediliyor.

VINE’IN İÇERİKLERİ GERİ GETİRİLİYOR

Yeni platform sadece Vine’ın ruhunu geri getirmekle kalmıyor, aynı zamanda eski platformdan kalan içerikleri de yeniden canlandırıyor. Twitter’ın ilk çalışanlarından Evan Henshaw-Plath, Archive Team aracılığıyla toplanan dev Vine video arşivini analiz ederek 150.000 ile 200.000 arasında videoyu ve 60.000 içerik üreticisine ait klipleri yeniden gün yüzüne çıkardı. Divine’ın başlangıç ağı, bu içeriklere dayanacak ve eski Vine yaratıcılarının hesapları doğrulama yapmaları halinde geri getirilebilecek.

BETA AŞAMASINDA 10 BİN KULLANICI

Divine, beta aşamasında 10 bin kullanıcının kaydını aldı. Platformun en dikkat çekici yönü ise katı yapay zeka karşıtı politikası. Geliştiriciler, yapay zeka tarafından üretilen videoları engelleyerek bu tür içerik paylaşan hesapları yasaklayacaklarını duyurdu. Kullanıcıların, algoritmaların şekillendirdiği içerikler yerine insan yaratıcılığını tercih ettikleri göz önüne alındığında, Divine'ın bu yaklaşımı oldukça ilgi çekici. Divine, nostalji ile modern internet kültürünü harmanlayarak, tamamen insan odaklı yeni bir mikro-video ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Eğer başarılı olursa, yapay zeka ve algoritmalara doymuş sosyal medya dünyasına farklı bir alternatif sunabilir.